Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
EmreCan231

Simple Past Tense Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
(+)  OLUMLU CÜMLE  (-)  OLUMSUZ CÜMLE  (?) SORU CÜMLESİ 
I played (Oynadım)
I didn’t play (Oynamadım)
Did I play? (Oynadım mı?)
played (Oynadın)
didn’t play (Oynamadın)
Did you play? (Oynadın mı?)
He played (Oynadı)
He didn’t play (Oynamadı)
Did he play? (Oynadı mı?)
She played (Oynadı)
She didn’t play  (Oynamadı)
Did she play? (Oynadı mı?)
It played (Oynadı)
It didn’t play  (Oynamadı)
Did it play? (Oynadı mı?)
We played (Oynadık)
We didn’t play (Oynamadık)
Did we play? (Oynadık mı?)
They played (Oynadılar)
They didn’t play (Oynamadılar)
Did they play? (Oynadılar mı?)

DİKKAT!
Olumlu cümlelerde herhangi bir yardımcı fiil gelmez ve fiilin ikinci hali kullanılır. Olumsuz ve soru cümlelerinde did veya didn’t yardımcı fiili kullanılır ve fiil yalın haliyle kalır. 

(+) I visited my uncle yesterday. (Dün amcamı ziyaret ettim)
(Bu cümle olumludur ve görüldüğü gibi fiilin ikinci hali kullanılmıştır.)
 
(-) I didn’t visit my uncle yesterday. (Dün amcamı ziyaret etmedim.)
(Bu cümle olumsuzdur ve didn’t yardımcı fiili kullanıldığı için fiil yalın haliyle gelmiştir.)
 
 (?) Did I visit my uncle yesterday.  (Dün amcamı ziyaret ettim mi?)
(Bu cümle soru cümlesidir ve "did" yardımcı fiili geldiği için fiil yine yalın haliyle kullanılmıştır.)

SIMPLE PAST TENSE YAPISI


► Olumlu Cümleler


Simple Past Tense olumlu cümlelerininde,özneden sonra V2 ( Fiillerin 2. halleri) kullanılır. Fillerin ikinci halleriyle ilgili aşağıda bilgi verilecektir.

- I watched TV last night. (Dün gece televizyon seyrettim.)
- The rain stopped a few minutes ago. (Yağmur birkaç dakika önce durdu.)
- Mary came home very late last night. (Mary dün gece eve çok geç geldi.)
- Last year I traveled to England. (Geçen yıl İngiltere’ye seyahat ettim.)
- John studied hard all year. (John tüm yıl çok sıkı çalıştı.)

► Olumsuz Cümleler


Simple Past Tense olumsuz cümlelerinde, özneden sonra didn’t yardımcı fiili ve fiillerin yalın halleri( V1) kullanılır. V2 sadece olumlu cümlelerde kullanılır.

- I didn’t go to a movie last night. I stayed at home. (Dün gece sinemaya gitmedim. Evde kaldım.)
- Nick didn’t come to school yesterday. (Jane dün okula gelmedi.)
- We didn’t have breakfast this morning. (Bu sabah kahvaltı yapmadık.)
- I went to a movie yesterday but I didn’t enjoy it. (Dün bir filme gittim ama beğenmedim.)
- It didn’t snow yesterday.  (Dün kar yağmadı.)

► Soru Cümleleri


Soru cümleleri yaparken , did yardımcı fiili özneden önce (cümle başında) kullanılır. Fiil yalın halde (V1) kullanılır.

- Did you sleep well last night? (Dün gece iyi uyudun mu?)
- Did you see the postman this morning? (Bu sabah postacıyı gördün mü?)
- Did Julie have a good time at the party yesterday? (Juile dün partide iyi vakit geçirdi mi?)
- Did you make your own dinner last night. (Dün gece akşam yemeğini sen mi yaptın?)
- Did they understand the question? (Soruyu anladılar mı?)

Simple Past Tense Resimleri

Simple Past Tense Sunumları

Simple Past Tense Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Simple Past Tense Ek Bilgileri

  • 1
    7 ay önce

    Simple Past Tense asıl olarak geçmişteki olayları anlatmak için kullanılır. Aşağıda bu zamanın olumlu, olumsuz ve soru şekillerinin yapılışlarıyla ilgili tabloyu inceleyiniz.
      
    SIMPLE PAST TENSE ÖRNEK TABLO                                                  
     





      (+)  OLUMLU CÜMLE
      (-)  OLUMSUZ CÜMLE
      (?) SORU CÜMLESİ


     I played (Oynadım)
    I didn’t play (Oynamadım)
    Did I play? (Oynadım mı?)


     You played (Oynadın)
     You didn’t play (Oynamadın)
    Did you play? (Oynadın mı?)


    He played (Oynadı)
    He didn’t play (Oynamadı)
    Did he play? (Oynadı mı?)


    She played (Oynadı)
    She didn’t play  (Oynamadı)
    Did she play? (Oynadı mı?) 


    It played (Oynadı)
    It didn’t play  (Oynamadı)
    Did it play? (Oynadı mı?)


    We played (Oynadık)
    We didn’t play (Oynamadık)
    Did we play? (Oynadık mı?)


    They played (Oynadılar)
    They didn’t play (Oynamadılar)
    Did they play? (Oynadılar mı?)



    DİKKAT! Olumlu cümlelerde herhangi bir yardımcı fiil gelmez ve fiilin ikinci hali kullanılır. Olumsuz ve soru cümlelerinde did veya didn’t yardımcı fiili kullanılır ve fiil yalın haliyle kalır.
     (+) I visited my uncle yesterday. (Dün amcamı ziyaret ettim)
          (Bu cümle olumludur ve görüldüğü gibi fiilin ikinci hali kullanılmıştır.)
     
     (-) I didn’t visit my uncle yesterday. (Dün amcamı ziyaret etmedim.)
          (Bu cümle olumsuzdur ve didn’t yardımcı fiili kullanıldığı için fiil yalın haliyle gelmiştir.)
     
     (?) Did I visit my uncle yesterday.  (Dün amcamı ziyaret ettim mi?)
          (Bu cümle soru cümlesidir ve "did" yardımcı fiili geldiği için fiil yine yalın haliyle kullanılmıştır.)
    SIMPLE PAST TENSE YAPISI
    ► Olumlu Cümleler
    Simple Past Tense olumlu cümlelerininde,özneden sonra V2 ( Fiillerin 2. halleri) kullanılır. Fillerin ikinci halleriyle ilgili aşağıda bilgi verilecektir.

    - I watched TV last night. (Dün gece televizyon seyrettim.)

    - The rain stopped a few minutes ago. (Yağmur birkaç dakika önce durdu.)

    - Mary came home very late last night. (Mary dün gece eve çok geç geldi.)

    - Last year I traveled to England. (Geçen yıl İngiltere’ye seyahat ettim.)

    - John studied hard all year. (John tüm yıl çok sıkı çalıştı.)

    ► Olumsuz Cümleler
    Simple Past Tense olumsuz cümlelerinde, özneden sonra didn’t yardımcı fiili ve fiillerin yalın halleri( V1) kullanılır. V2 sadece olumlu cümlelerde kullanılır.
    - I didn’t go to a movie last night. I stayed at home. (Dün gece sinemaya gitmedim. Evde kaldım.)

    - Nick didn’t come to school yesterday. (Jane dün okula gelmedi.)

    - We didn’t have breakfast this morning. (Bu sabah kahvaltı yapmadık.)

    - I went to a movie yesterday but I didn’t enjoy it. (Dün bir filme gittim ama beğenmedim.)

    - It didn’t snow yesterday.  (Dün kar yağmadı.)

    ► Soru Cümleleri
    Soru cümleleri yaparken , did yardımcı fiili özneden önce (cümle başında) kullanılır. Fiil yalın halde (V1) kullanılır.
    - Did you sleep well last night? (Dün gece iyi uyudun mu?)

    - Did you see the postman this morning? (Bu sabah postacıyı gördün mü?)

    - Did Julie have a good time at the party yesterday? (Juile dün partide iyi vakit geçirdi mi?)

    - Did you make your own dinner last night. (Dün gece akşam yemeğini sen mi yaptın?)

    - Did they understand the question? (Soruyu anladılar mı?)




    SIMPLE PAST TENSE KULLANIMLAR
     
    ► USE 1 Completed Action in the Past (Geçmişte tamamlanmış eylemler)
     
    We use the Simple Past to express the idea that an action started and finished at a specific time in the past. Sometimes the speaker may not actually mention the specific time, but they do have one specific time in mind.
     
    (Simple Past Tense geçmişte belirli bir zamanda başlamış ve bitmiş eylemler için kullanılır. Bazen konuşan kişi tam olarak bir zaman belirtmeyebilir, ama mutlaka cümlede bir geçmiş zaman fikri vardır.)
     
     EXAMPLES
     
    - I saw a movie yesterday. (Dün bir film seyrettim.)
     
    - I didn’t see a movie yesterday. (Dün bir film seyretmedim.)
     
    - Last year, I traveled to Italy. (Geçen yıl İtalya’ya seyahat ettim.)
     
    - Last year, I didn’t travel to Italy. (Geçen yıl İtalya’ya seyahat etmedim.)
     
    - She washed her hands. (Ellerini yıkadı)
     
     She didn’t wash her hands. (Ellerini yıkamadı)
     
    ► USE 2 A Series of Completed Actions (Geçmişte tamamlanmış eylemler serisi)
     
    We use the Simple Past to list a series of completed actions in the past. (Simple Past Tense’i geçmişte tamamlanmış birkaç eylemi arka arkaya anlatmak için kullanırız.
     
     EXAMPLES
     
    - I finished work, walked to the beach, and found a nice place to swim.
     (İşlerimi bitirdim, sahile yürüdüm ve yüzmek için güzel bir yer buldum.)
     
    - He arrived from the airport at 8:00, checked into the hotel at 9:00, and met the others at 10:00.
     (Havaalanından saat 8’de geldi, 9’da otele kaydını yaptırdı ve diğerleriyle 10’da buluştu.) 

     
    ► USE 3 Single Duration (Tek süreç)
    The Simple Past can be used with a duration which starts and stops in the past. A duration is a long action often used with expressions like "for two years," "for five minutes," "all day" or "all year."
    (Simple Past Tense geçmişte başlamış ve bitmiş bir süreci anlatırken kullanılır. Bu süreç  uzundur ve genelde "iki yıldır", "tüm gün" veya "tüm yıl" gibi zaman ifadeleriyle kullanılır.)
    EXAMPLES
    - I lived in Turkey for two years. (İki yıl Türkiye’de yaşadım.)
    - Ahmet studied English for five years. (Ahmet beş yıl İngilizce çalıştı.)
    - They sat at the beach all day. (Tüm gün sahilde oturdular.)
    - We talked on the phone for thirty minutes. (Yarım saat telefonda konuştuk.)
    - How long did you wait for them? (Onları ne kadar beklediniz?)
     
    ► USE 4 Habit in the Past (Geçmişteki alışkanlıklar)
     
    The Simple Past can also be used to describe a habit which stopped in the past. It can have the same meaning as "used to". To make it clear that we are talking about a habit we often use expressions such as "always," "often," "usually," "never," "...when I was a child" or "...when I was younger" in the sentence.
     
    (Simple Past Tense aynı zamanda geçmişte vazgeçtiğimiz alışkanlıklar için de kullanılır. "used to" kalıbıyla aynı amaçla kullanılabilir. Bahsettiğimiz eylemin bir alışkanlık olduğunu açıkça belirtmek için cümlelerde "always" (daima), "often" (sık sık), "usually" (genellikle) ve "never" (asla) gibi zaman ifadeleri kullanılır.
     
    EXAMPLES
     
    - I played basketball when I was a child. (Çocukken basketbol oynardım.)
     
    - He played the guitar. (Gitar çalardı.)
     
    - She worked at the hospital after school. (Okuldan sonra hastanede çalışırdı.)
     
    - They never went to school, they always skipped. (Hiç okula gitmezlerdi, hep kaçarlardı.)
     
    REGULAR AND IRREGULAR VERBS (Düzenli ve düzensiz fiiller)
     
    ► İngilizce’de fiiller düzenli ve düzensiz olarak ikiye ayrılır. Düzenli fiilleri geçmiş hale çevirmek için, filler sondaki hecelerine göre -d, -ed ya da -ied takılarını almaktadır. Örneğin: 

    move - moved 
    watch - watched 
    study - studied
    Aşağıda -ed takısının getirilmesiyle ilgili kurallar verilmiştir.

    KURAL 1 :
     Bir sesli harf ve ardından e harfi geliyorsa, -d takısı eklenir.

    dance - danced
    erase - erased
    place - placed
    KURAL 2: Bir sesli harf ve ardından bir sessiz harf geliyorsa, sondaki sessiz harf iki kere yazılır ve -ed takısı eklenir.

    plan - planned
    stop - stopped

    DİKKAT: w ve x harfleri iki kere yazılmaz.

    snow -  snowed
    fix - fixed

    KURAL 3: İki sesli harf ve ardından sessiz harf gelirse -ed takısı eklenir, son harf iki kere yazılmaz.
    rain - rained
    need - needed
    KURAL 4:  Son iki harf sessiz olursa -ed takısı eklenir, son harf iki kere yazılmaz.

    help - helped
    add - added
    KURAL 5 : Kelimenin sonunda bir sessiz harf ve arkasından -y harfi gelirse, -y harfi atılır ve kelimenin sonuna -ied eklenir.  

    Worry - worried
    Reply - replied
    KURAL 6 : Kelimenin sonunda bir sesli harf ve arkasından -y harfi gelirse, -ied değil-ed takısı getirilir.

    play - played
    stay - stayed
    ÖNEMLİ NOT : Düzenli fiiller en yaygın olarak -ed takısı alarak ikinci hale gelirler. İngilizce öğrenen bir kimsenin sadece bu kuralı bilmesi yeterlidir. Yukarıda verilen kuralları öğrenmeye çalışmak gereksizdir. Bir kere okumak ve mantığı öğrenmek elbette faydalıdır, ancak bir süre İngilizce ile meşgul olan herkes, zaten farkında olmadan yukarıda zor gibi gözüken kuralları öğrenir. Bu yüzden verilen ayrıntılı kuralları ezberlemek yerine, kitap okumak ve farkında olmadan öğrenmek daha faydalıdır.
      
    ► Düzensiz fiiller adından da anlaşılacağı gibi herhangi bir kurala bağlı kalmadan değişirler bu yüzden öğrenilmesi gerekir. 
     
    go - went
    swim - swam
    do - did
    Düzensiz fiilleri tekrar tekrar okuyarak öğrenmek zordur. Bu yüzden bol bol kitap okuyup, dinleme egzersizleri yaparsanız, bir süre sonra zaten tüm fiilleri öğrendiğinizi farkedersiniz. Düzensiz fiil tablosu, bir sonraki derste verilmektedir. 

    Simple Past Tense, Türkçe’deki geçmiş zamanın karşılığıdır ve yaygın olarak kullanılır.
    Simple Past Tense ile cümlelerin nasıl kurulduğuna geçmeden önce simple past tense yani geçmiş zaman hangi durumlarda kullanılır, neleri anlatır kısaca bunları görelim.
     

    Simple Past Tense Kullanım Alanları


    Simple Past Tense, geçmişte gerçekleşen eylemlerden bahsederken ya da geçmişte yaşanmış bir olayı anlatırken kullandığımız bir zamandır. Simple Past Tense’in Türkçede karşılığı “-di”li geçmiş zaman ya da görülen geçmiş zaman olarak adlandırılır. Simple Past Tense kullanıldığında bahsedilen eylem, geçmişte belli bir zamanda başlamış ve sona ermiştir, içerisinde bulunduğumuz anda devam etmemektedir.

    Simple Past Tense Cümle Yapısı


    Simple Past Tense kullanarak olumlu, olumsuz cümleler ve soru cümleleri oluştururken dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır:

    Olumlu Cümleler / Affirmative Sentences





    ÖZNE / SUBJECT
    FİİL / VERB
    NESNE / OBJECT
    ANLAMI




    I
    studied
    English.
    Ben İngilizce çalıştım.


    You
    wrote
    a letter.
    Sen bir mektup yazdın.


    He
    played
    football.
    O futbol oynadı.


    She
    drank
    tea.
    O çay içti.


    It
    played
    with ball.
    O topla oynadı.


    We
    watched
    TV.
    Biz televizyon izledik.


    You
    read
    book.
    Siz kitap okudunuz.


    They
    ate
    hamburger.
    Onlar hamburger yediler.



    Cümleler kurulurken hem düzenli hem düzensiz fiiller kullanılmıştır.
     >  Simple Past Tense ile olumlu cümle kurarken fiillerin 2. hali kullanılır. İngilizcede fiiller düzenli fiiller ve düzensiz fiiller olmak üzere ikiye ayrılır. Düzenli fiilleri geçmiş zamana göre çekimlerken fiilin sonuna “–d, -ed, -ied” takılarından biri getirilir.
     >  Düzenli fiillerin pek çoğu “–ed” takısı alır.

    Example(s) / Örnek(ler)
    » Talk + ed → Talked
    »  Walk + ed → Walked
    » Watch + ed → Watched
    » Jump + ed → Jumped

     
     >  Son harfi ‘’e’’ olan fiiller “–d” takısı alır.

    Example(s) / Örnek(ler)
    » Use + d → used
    » Pollute + d → polluted

     
     >  Bir fiilin son harfi ‘’y’’ ise ve bu harfin öncesinde bir sessiz harf bulunuyorsa y harfi düşerek fiile “–ied” takısı getirilir.

    Example(s) / Örnek(ler)
    » Study → stud + i + ed → studied
    » Try → tr + i + ed → tried

    Y harfinden önce sesli bir harf varsa bu kural uygulanmaz.
    Düzensiz fiiller (Irregular Verbs) ise yukarıda bahsedilen kurallara uymazlar. Belli bir kurala göre değişmezler bu yüzden düzensiz fiillerin ezberlenmesi gerekir. Aşağıdaki görselde bazı düzensiz fiiller verilmiştir:

    Irregular Verbs – Düzensiz Fiiller


    IRREGULAR VERBS – DÜZENSİZ FİİLLER LİSTESİ İÇİN TIKLAYINIZ

    Olumsuz Cümleler / Negative Sentences





    ÖZNE /
    SUBJECT

    Yardımcı Fiil /
    Auxiliary Verbs

    FİİL / VERB
    NESNE / OBJECT
    ANLAMI




    I
    did not (didn’t)
    study
    English.
    Ben İngilizce çalışmadım.


    You
    did not (didn’t)
    write
    a letter.
    Sen bir mektup yazmadın.


    He
    did not (didn’t)
    play
    football.
    O futbol oynamadı.


    She
    did not (didn’t)
    drink
    tea.
    O çay içmedi.


    It
    did not (didn’t)
    play
    with ball.
    O topla oynamadı.


    We
    did not (didn’t)
    watch
    TV.
    Biz televizyon izlemedik.


    You
    did not (didn’t)
    read
    book.
    Siz kitap okumadınız.


    They
    did not (didn’t)
    eat
    hamburger.
    Onlar hamburger yemediler.



     >  Olumlu cümle kurarken fiillerin 2. halini kullanmıştık yani geçmiş zamana göre fiilleri çekimlemiştik ancak olumsuz cümle kurarken fiillerin 2. hali kullanılmaz. Fiil yalın halinde yani hiçbir değişime uğramadan, hiçbir takı almadan kullanılır. Cümleyi olumsuz yapan kullanılan did not (kısaltılmış haliyle didn’t) yardımcı fiilidir.

    Soru Cümleleri / Interrogative Sentences





    Yardımcı Fiil /
    Auxiliary Verbs

    ÖZNE /
    SUBJECT

    FİİL / VERB
    NESNE / OBJECT
    ANLAMI




    Did
    I
    study
    English?
    Ben İngilizce çalıştım mı?


    Did
    you
    write
    a letter?
    Sen bir mektup yazdın mı?


    Did
    he
    play
    football?
    O futbol oynadı mı?


    Did
    she
    drink
    tea?
    O çay içti mi?


    Did
    it
    play
    with ball?
    O topla oynadı mı?


    Did
    we
    watch
    TV?
    Biz televizyon izledik mi?


    Did
    you
    read
    book?
    Siz kitap okudunuz mu?


    Did
    they
    eat
    hamburger?
    Onlar hamburger yediler mi?



     >  Soru sorarken yardımcı fiil olarak kullanılan DID cümle başında yer alır. Olumsuz cümlede olduğu gibi soru cümlelerinde de fiilin 2. hali kullanılmaz yani fiil geçmiş zaman kipine göre çekimlenmez. Bir soru kelimesi kullanılarak soru sorulmak istendiğinde DID öncesinde bu soru kelimesi yer alır.
    What did you do last night? ( Geçen gece sen ne yaptın?)
    Where  did she go? ( O nereye gitti?)
     >  Soru cümlelerine şu şekilde kısa cevaplar verilebilir:

    Example(s) / Örnek(ler)
    — Did they watch TV? (Onlar televizyon izledi mi?)
    — Yes, they did. / No, they didn’t. (Evet, onlar izlediler. / Hayır, onlar izlemediler.)
    — Did she read newspaper? (O gazete okudu mu?)
    — Yes, she did. / No, she didn’t. (Evet, o okudu. / Hayır, o okumadı.)


    Zaman İfadeleri / Time Expressions


    Simple Past Tense ile birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:
    Yesterday: Dün
    Last week / month / year: Geçen hafta / ay / yıl
    Two days / three years / a month ago: 2 gün / 3 yıl / 1 ay önce
    In 2002: 2002’de
    In the past: geçmişte
    The day before yesterday: Dünden önceki gün

    Simple Past Tense, Geçmiş Zaman konusunu anlatan tensdir. 
     
    Bu tense şöyle açıklanabilir. Bir iş geçmişte belirli bir zamanda yapılmışsa, o cümle Simple Past Tense ile anlatılır. Bu belirli zaman çok eski bir tarih olabileceği gibi, bir kaç dakika öncesi de olabilir.





    Düz cümle
    Olumsuz cümle
    Soru cümlesi


    I came. (Ben geldim.)
    I did not come. (Ben gelmedim.)
    Did I come? (Ben geldim mi?)


    You came (Sen geldin.)
    You did not come. (Sen gelmedin.)
    Did you come? (Sen  geldin mi?)


    He/She/It came. (O  geldi.)
    He/She/It did not come. (O gelmedi.)
    Did he/she/it come? (O geldi mi?)


    We came. (Biz  geldik.)
    We  did not come. (Biz gelmedik.)
    Did we come? (Biz geldik mi?)


    You came. (Siz  geldiniz.)
    You did not come. (Siz gelmediniz.)
    Did you come? (Siz geldiniz mi?)


    They came. (Onlar  geldiler.)
    They  did not come. (Onlar gelmediler.)
    Did they come? (Onlar geldiler mi?)



    Simple Past Tense Cümle Nasıl Kurulur?





    Özne
    Fiil 2.Şekli
     


    I
    came
    yesterday


    Ben dün geldim.



    Yukarıda gördüğünüz tablomuza uyarak, Simple Past Tense bir cümle kurarken, önce özne alınır, yanına fiilin 2.şekli yerleştirilir. Cümle istenildiği şekilde tamamlanır.







    Simple Past Tense Örnek Cümle
    I spent two weeks in this country house in Finland.
    Ben, Finlandiyadaki bu köy evinde iki hafta geçirdim.



    Şimdi birkaç örnek cümle daha yapalım.

    I went to school yesterday.
    Ben dün okula gittim.
     
    You went Ankara last year.
    Sen geçen yıl Ankara’ya gittin.
     
    We played basketball last Sunday.
    Biz geçen pazar basketbol oynadık.   Gibi.

    Simple Past Tense İle Olumlu Cümleler


    Simple Past Tense olumlu cümleler, önce özne, sonra fiilin 2.Şekli eklenerek kurulur.

    Simple Past Tense cümlelerin olumlu şeklini bir tablo halinde görelim.



    Özne
    Fiil 2.Şekli
     
    Türkçesi




    I
    called
    the ambulance.
    Ben ambulans çağırdım.


    You
    called
    the ambulance.
    Sen ambulans çağırdın.


    He
    called
    the ambulance.
    O, ambulans çağırdı.


    She
    called
    the ambulance.
    O, ambulans çağırdı.


    We
    called
    the ambulance.
    Biz ambulans çağırdık.


    You
    called
    the ambulance.
    Siz ambulans çağırdınız.


    They
    called
    the ambulance.
    Onlar ambulans çağırdılar.



    Not: Fiillerin 2. şekilleri Regular-Irregular Verbs başlığında verilmiştir.

    Simple Past Tense Olumlu Cümle İle Örnekler


    Two boys played with a ball.
    İki çocuk bir topla oynadılar. 
     
    An old lady walked with her dog.
    Yaşlı bir bayan köpeğI ile dolaştı. 
     
    A nurse brought a little baby to the park.
    Bir dadı parka küçük bir bebek getirdi. 
     
    An old man sat down and read his newspaper.
    Yaşlı bir adam oturdu ve gazetesini okudu.
     
    A gardener swept up dead leaves.
    Bir bahçıvan ölü (kuru) yaprakları süpürdü.
     
    He finished all the exercices.
    Tüm egzersizleri bitirdi.

    I enrolled to the pilates course.
    Pilates kursuna yazıldım. 

    Dr  Brown healed the patient.
    Dr  Brown hastayı iyileştirdi. 

    They bought 2 tickets for the U2 concert.
    U2 konseri için 2 bilet aldılar.

    Simple Past Tense İle Zaman Zarfı


    Zaman belirten kelimeler, cümlede farklı yerlere gelebilir. 
     
    Michael Jackson recorded his last album in 2009.
    Michael Jackson son albümünü 2009 yılında kaydetti.

    He bought the last discounted computer 1 day ago.
    İndirimdeki son bilgisayarı bir gün önce o satın aldı. 

    Yesterday, I played with my little son.
    Dün,küçük oğlumla oyun oynadım. 

    A dog bit me last evening.
    Geçen akşam beni bir köpek ısırdı. 

    They took their medicaments a few minutes ago.
    Birkaç dakika önce ilaçlarını aldılar. 

    Simple Past Tense İle Olumsuz Cümleler


    Simple Past Tense olumsuz cümleler, önce özne, sonra yardımcı fiilinin olumsuz şekli ve ardından asıl fiil eklenerek kurulur.

    Simple Past Tense cümlelerin olumsuz şeklini bir tablo halinde görelim.



    Özne
    Yardımcı fiil olumsuz şekli
    Fiil
     
    Türkçesi




    I
    did not (didn’t)
    ring
    the bell.
    Ben zili çalmadım.


    You
    did not (didn’t)
    ring
    the bell.
    Sen zili çalmadın.


    He
    did not (didn’t)
    ring
    the bell.
    O, zili çalmadı.


    She
    did not (didn’t)
    ring
    the bell.
    O, zili çalmadı.


    We
    did not (didn’t)
    ring
    the bell.
    Biz zili çalmadık.


    You
    did not (didn’t)
    ring
    the bell.
    Siz zili çalmadınız.


    They
    did not (didn’t)
    ring
    the bell.
    Onlar zili çalmadılar.



    Faydalı olabilecek diğer bazı konu başlıklarımız



    Seven Wonders Of The World  Tıklayınız
    İngilizce Gramer  Tıklayınız
    İngilizce Sayılar  Tıklayınız



    Simple Past Tense Olumsuz Örnek Cümleler


    He didn’t win the Nobel.
    Nobel’i kazanmadı. 

    My father didn’t catch the last train. 
    Babam son treni yakalayamadı. 

    I didn’t change my shoes. 
    Ayakkabılarımı değiştirmedim. 

    You didn’t steal my wallet.
    Cüzdanımı sen çalmadın.   

    Michael Jackson didn’t start his tourne "This is it". 
    Michael Jackson "This is it" turnesine başlamadı. 

    The director didn’t sign the letters.
    Müdür mektupları imzalamadı.

    Sitemizde incelemekte olduğunuz Simple Past Tense ile ilgili bilgiler  Limasollu Naci Öğretim Yayınları’nın   İngilizce eğitim seti  içeriklerinden alınmış bulunmaktadır.

    Simple Past Tense İle Çeşitli Örnek Cümleler


    I lived in Brazil for two years.
    Ben, Brezilya’da iki yıl yaşadım. 
     
    She studied Japanese for five years.
    O, 5 yıl Japonca çalıştı. 
     
    They sat at the beach all day.
    Onlar, sahilde tüm gün oturdular. 
     
    They did not stay at the party all night.
    Onlar, partide tüm gece kalmadılar. 
     
    We talked on the phone for thirty minutes.
    Biz, telefonda otuz dakika konuştuk.  
     
    How long did you wait for them?
    Onları ne kadar (süre) beklediniz? 

    We waited for one hour. 
    Bir saat bekledik. 
     
    I finished work, walked to the beach, and found a nice place to swim.
    Ben, işimi bitirdim, sahile yürüdüm ve yüzmek için hoş bir yer buldum. 
     
    He arrived from the airport at 8:00, checked into the hotel at 9:00, and met the others at 10:00.
    O, havaalanına 8:00’de geldi, otele 9:00’da giriş yaptı ve diğerleriyle 10:00’da buluştu. 
     
    Did you add flour, pour in the milk, and then add the eggs?
    Unu ekledin, sütü içine döktün ve sonra da yumurtaları ekledin mi? 
     
    I studied French when I was a child.
    Ben çocukken Fransızca çalışdım. 
     
    He played the violin.
    O, keman çaldı. 
     
    Did you play a musical instrument when you were a kid?
    Sen, çocukken bir müzik aleti çaldın mı? 
     
    She worked at the theater after school.
    O, okuldan sonra tiyatroda çalıştı. 
     
    She was shy as a child, but now she is very outgoing.
    O, çocukken utangaçtı ama şimdi çok dışa dönük. 
     
    He didn’t like tomatoes before.
    O, daha önce (eskiden) domatesi sevmezdi. 
     
    Did you live in Texas when you were a kid?
    Sen, çocukken Texas’ta mı yaşardın? 
     
    When did you buy that sweater?
    Bu kazağı ne zaman aldın? 
     
    Why did the computer break down?
    Bilgisayar neden bozuldu? 
     
    How long did the train journey take?
    Tren yolculuğu ne kadar sürdü? 
     
    I didn’t know your e-mail address, so I phoned instead.
    E-posta adresini bilmiyordum, bu nedenle onun yerine telefon ettim. 
     
    Did you get the message I left the day before yesterday?
    Geçen gün bıraktığım mesajı aldın mı? 
     
    I arrived home at five. 
    Ben, eve beşte vardım. 
     
    Yesterday I worked on my math homework for three hours. 
    Dün matematik ödevim üzerinde üç saat çalıştım 
     
    I didn’t drink coffee last night, so I slept well.
    Dün gece kahve içmedim, böylece iyi uyudum. 
     
    Did you call me last night?
    Dün gece beni aradın mı? 
     
    Where did your brother sleep last night?
    Kardeşin dün gece nerede uyudu? 
     
    We stopped in the grocery store and buy some sandwiches.
    Biz bakkalda durup biraz sandviç aldık. 
     
    My parents lived in İstanbul for years.
    Annem ve babam yıllarca İstanbul’da yaşadılar. 
     
    I was happy child when we live there.
    Orada yaşarken, ben mutlu bir çocuktum. 
     
    My elder brother always helped me with my homework .
    Ağabeyim, her zaman ödevime yardım ederdi.
     


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Sponsorlu Bağlantılar
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin